ust
ust_sol
Tarih

Dünya Tarihi, Eski Türk Tarihi, İslam Tarihi, Osmanlı Tarihi, Çağdaş Tarihi

Medeniyet

Kültür-Sanat, Tarih Bilim, Tarih-Din, Tarih-Muftak, Tarih-Giyim, Tarih Mimari, Yaşam

Belge-Vesika

Tarihi Arşiv belgeleri, Mecmua nüshaları, Taştan vesikalar, Kitabe ve Yazıtlar

Harita

Tarih coğrafi haritalar, Tarih Atlaslar, Tarih planlar, Tarih Arşiv, Tarih haritalar

Video

Tarih Belgeseli, Tarih Film, Söyleşi, Röportaj, Tarih Marş, Mehter ve Musiki

Klasik Çağ, Modernleşme Dönemi, Tarih »

Ama Hangi Osmanlı?

Osmanlı’nın 1999’daki 700. kuruluş yıldönümünü idrak ettikten sonra, kamuoyunda Osmanlı’yı anlamak hususunda yoğun bir ilgi oluşmuştu. Son zamanlarda, birtakım dizilerin ve filmlerin de pıtırak gibi çoğalmasıyla, bu ilginin arttığı görülüyor. Her ne kadar, Osmanlı’nın öncesi olarak, Selçuklular bu furyadan doğrudan pek etkilenmemiş olsalar bile, Selçuklu tarihine dair popüler tarzdaki yayınlarda da günden güne artış gözlemleniyor. devami

Düşünce, Medeniyet »

Dijital Kütüphaneler Ağır Aksak

ekitapBir süredir Türkiye’nin hatırı sayılır kütüphanelerinden Atatürk Kitaplığı, hummalı bir çalışma ile telifi bitmiş eserleri dijital ortama aktarma çalışması yürütüyordu. Kalkınma Ajansı aracılığı ile büyük ölçüde Avrupa Birliği tarafından fonlanan Atatürk Kitaplığı sayısallaştırma projesinin nihayete ermesini hepimiz heyecanla bekliyorduk. Aslında çok büyük beklentilerimiz yoktu ama bir “garabet”  ile karşılaşmayı da ummuyorduk. devami

Klasik Çağ, Tarih »

İstanbul’un Fethinde Osmanlı Topçuluğu

 

Fatih'in Şâhî Topları

Osmanlı Beyliği’nin büyüyüp bir devlet haline gelmesiyle, top teknolojisinin gelişip inkişaf etmesi beraber olmuştur. Barutun bulunmasıyla büyük önem kazanan topçuluk, özellikle kale kuşatmalarında, kalın duvarları yıkmakta kullanılıyordu. Türkler, Rumeli’yi fetihlerinde, topun bu özelliğinden çok istifade ettiler. Ancak top teknolojisine hizmet etmeye de mecbur idiler. Bu yüzden topçuluktaki gelişmeler, Prof. Halil İnalcık’ın düşüncelerinin de katkısıylaşu esaslar dahilinde olmuştur. devami

Klasik Çağ, Tanzimat Dönemi, Tarih »

Eskiden Madencilik Babadan Oğula Geçen Bir Meslekti

Osmanlılarda devlet, madenleri şahıslara ihale ederek işletirdi. Maden havzasındaki köyler, vergi muafiyeti karşılığında ücretle bu madenlerde çalıştırılır; hatta maden işçiliği babadan oğula geçerdi.

Şer’î hukuka göre, madenler sahipsiz arazide ise bulanın; hazine arazisinde bulunmuşsa devletin; vakıf arazisinde bulunmuşsa vakfın; mülk arazide bulunmuşsa arazi sahibinindir. Mülk veya sahipsiz arazide maden bulanlar, altın, gümüş, bakır, demir gibi madenlerden beytülmale 1/5 vergi öderler. Petrol ve zift ile çekilme ve dövülmeyi kabul etmeyen elmas, kireç, tuz gibi madenlerde devlet maslahata göre vergi alabilir. Maden ve memleha (tuzla) gelirleri, Osmanlı hazinesinin mühim bir kaynağı idi. devami

Duyuru »

Seyfettin Özege Koleksiyonu Online Erişime Açıldı!

old-booksHer ne kadar İstanbul Üniversitesi Kütüphaneleri (bilhassa Nadir Eserler Kütüphanesi) “Kütüphanecilik nasıl olmaz?“ın müşahhas ve mücessem numunesini günümüzde gözler önüne serse de ülkemizde kütüphanecilik nâmına güzel şeyler de oluyor (İstanbul Üniversitesi’nin kütüphanecilikteki hâl-i pür-melâli, belki müstakil bir yazının konusu olabilir).

Son yıllarda sevindirici bir şekilde Türkiye’deki üniversite, müstakil kütüphane ve araştırma merkezlerinin, bir bir ellerindeki Osmanlı Türkçesi ile yazılmış matbu ve yazma eserleri tarayıp dijital ortama aktardıklarını görüyoruz. Hatta bu tarz kurumların bir kısmı da dijitalleştirdikleri koleksiyonlarını internet üzerinden ücretsiz olarak araştırmacıların, meraklıların hizmetine sunuyorlar.

devami

Medeniyet »

Türk Mimarîsinin Minyatür Yapıları: Kuş evleri

Kus EviKöşk, saray, cami, mescid, türbe, han, sıbyan mektebi, çeşme vb. yapıların duvarlarına oturtulan maket görünümlü kuş evleri, Osmanlı toplumundaki hayvan sevgisinin estetik ifadesi gibidir. Kuşlar. İslâmiyet’ten önceki devirlerden beri Türk toplumunda önemli bir yer tutmuş. Türk kültürü, sanatı, etnografyası ve folklorunda her zaman yer almışlardır. devami

Klasik Çağ, Tarih »

Tek Başına Gemi Zapteden Kahraman: Cezayirli Hasan

2-Cezayirli Gazi Dayı Hasan PaşaGelibolulu Hasan, gemiler rampa eder etmez, elinde yatağanla karşı tarafa atlamış, ancak tek başına kalmıştı. Buna rağmen, düşman denizcilerinin 15’ini öldürdü ve kalanlarını da ambar ve kamaralara kilitleyip Cezayir’e ulaştı. Bu müstesna yiğit, daha sonra devlete büyük hizmetler verecek ve sadrâzamlık makamına kadar yükselecekti. devami

Klasik Çağ, Tarih »

Osmanlı Askerî Tarihini “Yeniden” Okumak
7-9 Ekim 1683 Ciğerdelen Muharebesi (Juliusz Kossak fırçasından)

7-9 Ekim 1683 Ciğerdelen Muharebesi (Juliusz Kossak fırçasından)

Geçtiğimiz yüzyılda ortaya çıkan Batı menşe’li Annales gibi ekollerin etkisiyle, Osmanlı tarihçiliğinin ekseni de sosyal ve iktisadî tarih diyebileceğimiz bir çizgiye kaymış ve bu süreçte siyasî ve askerî tarihçilik ötelenmişti.

Bu eski dönemlerde bizde yapılan askerî tarih çalışmaları daha ziyade hamasî tavrın hakim olduğu bir kimlikteydi. Osmanlı’nın fütühâtçı tarafının tebarüz ettiği bu tavırda, daha ziyade muharebeler ve büyük komutanlara odaklanılmakta ve savaşın lojistiğinin sağlanması, organizasyonunun yapılması, sıhhî tedbirlerin alınması, silah teknolojisinin mahiyeti ve değişimi, askeri birliklerin terkibi ve savaş taktikleri gibi hususlar, ekseriya göz ardı edilmekteydi.  devami

Medeniyet »

Yabancı Basında Türkiye ve Osmanlılar

Dis basinda osmanlilar

Bu günlerde bir hikmettir yabancı basına müptela olduk, Osmanlıların ayak izlerinde, cilt cilt gazete kütükleri arasında geziniyoruz.

17. asırdan bugüne değin uzanan bir yelpazede, eski gazete sayfaları arasında dolanmak, Türkiye ve Osmanlı’ya dair haberleri kovalamak, adeta “zaman makinesina” binmek gibi. Hele ki söz konusu yabancı basın olunca, Avrupa’dan Amerika’ya hatta Avusturalya’ya Dünya coğrafyasının muhtelif yerlerine bir “eski zaman hayaleti” misali savruluyor insan. devami

Harita »

Osmanlı Coğrafyasından Haritalar

Tarihi haritasız okumak, anlamak, öğretmek ve izah etmek zordur. Hele ki bozkırın tarihini, Eski Dünya kıtasının dört bir yanında at koparmış, seferler, akınlar, göçler ve savaşlar yapmış, devletler kurmuş Türklerin tarihini haritasız ele almak neredeyse imkansızdır.

Bunun gibi tarih boyu onlarca Türk devletlerinin hâkimiyetinde bulunan, yüzyıllarca Türk nüfûzu ve idaresi altında, Haçlı seferlerinden Kudüs’ün fethine “medeniyetler çatışmasına” sahne olan ve sonkertede Osmanlılar elinde “yakın tarihimizin köşe başlarını” işaretleyen Ortadoğu’nun dünü de tıpkı bugünü gibi haritalar olmadan deşifre edilemez. devami