Roma İmparatorluğu döneminden beri, İtalya’daki Vezüv Yanardağı elli defadan fazla patlayarak etrafındaki şehir ve kasabaları harabeye çevirdi. M.S.79’da, Pompei ve Herculaneum’u yıkarak, yanardağın öfkesinden kaçmaya çalışan insanları diri diri lavların altına gömdü. 1600 yıldan fazla bir zamandır kaybolmuş ve unutulmuş olan, bir zamanların önemli ticaret merkezi Pompei, arkeologlar tarafından başarıyla ortaya çıkarıldı. Herculaneum’da ölümü beklerken birbirlerine sarılmış durumda insan iskeletleri bulundu. şu anda uykuda olduğu halde, bu etkin yanardağ, gölgesinde yaşamakta olan insanların aklından asla çıkmıyor
Yukarıdaki video Youtube sitesinde yüklüdür eğer izleyemiyorsanız ayarları yapmak için tıklayınız.
Bölgenin askeri, ekonomik ve sosyal yönünü ortaya koyan tahrir defterleri imparatorluk denilen bu muazzam makinenin çarklarının nasıl işlediğini anlamak bakımından çok önemlidir. Ayrıca üç kıtaya yayılmış İmparatorluğun topraklarında bugün kurulan yeni devletlerin tarihini tam olarak yazmak da ancak bu defterlerle mümkündür.
Dolmabahçe Sarayı’nın camlarına çarpan yağmurun tıkırtıları arasında tarihi bir an yaşanıyor. Boğaz’ın sularıyla birlikte Abdülmecit’ın mavi gözleri de buğulanmıştı. Dile kolay, altı yüz yıl süren bir egemenlik döneminden sonra kendilerine “kapı gösteriliyor…” Perdeleri kapalı bir otomobille saraydan uzaklaştırılırken Abdülmecit, hâlâ Mustafa Kemâl’den gelecek bir telgrafla yapılan yanlışlığın düzeltileceği umudundadır…