ust
Tarih

Dünya Tarihi, Eski Türk Tarihi, İslam Tarihi, Osmanlı Tarihi, Çağdaş Tarihi

Medeniyet

Kültür-Sanat, Tarih Bilim, Tarih-Din, Tarih-Muftak, Tarih-Giyim, Tarih Mimari, Yaşam

Belge-Vesika

Tarihi Arşiv belgeleri, Mecmua nüshaları, Taştan vesikalar, Kitabe ve Yazıtlar

Harita

Tarih coğrafi haritalar, Tarih Atlaslar, Tarih planlar, Tarih Arşiv, Tarih haritalar

Video

Tarih Belgeseli, Tarih Film, Söyleşi, Röportaj, Tarih Marş, Mehter ve Musiki

Yeniçeri Ocağının Kaldırılması – Vaka’-i Hayriyye

Vaka’i Hayriyye  (واقع ٴ خيرية ) ( Hayırlı Olay)

3.selim
Sultan Selim III
Sultan_Mahmud_2jpg

II. Sultan Mahmud'un fes ve Batı kılığını kabul ettinkten sonra yapılmış portesi

Sultan II. Mahmud han başta saYeniçeriler olsancmak üzere Kapıkulu ocakları’nı kaldırmak için tam 17 yıl bekledi. Yunan İsyanıyla bile başa çıkamayan bir ordunun, her an yeniden yeniye patlaması muhtemel bir Rus savaşında ne yapabileceği, artık yalnız padişahı değil, bütün devlet adamlarını hatta Yeniçeri generallerini düşündürür durumdaydı.

Bir zamanlar Allah’ın emrinden hemen sonra geldiğine inanılan padişah iradesi ile bu işi çözmek mümkün değildi. Yeniçeri ocağı böyle bir iradeyi tanımayacağını, birçok defalar, devletin en ağır zararları pahasına göstermişti. İşe gene III. Selim gibi modern bir ordunun çekirdeğini hazırlamakla girişmek gerekiyordu. III. Selim, tahttan indirildikten sonra, o zaman veliaht- şehzade olan ve oğlu gibi sevip yetiştirdiği Sultan Mahmud’a devletin geleceğini bu noktada düğümleneceğini anlatmıştı.

Yeniceriyenceri_eskizYeniceri_tasvir
Yeniçeri

III. Selim’in bütün hatalarından ders aldığı için, II..Mahmud, kilit noktalarına hatta Yeniçeri generalliğine yeni bir ordu kurulması gerektiğine içten inanmış kimseleri getirdi.Bu iş burada söylendiği kadar kolay ve çabuk olmadı. Her an tetikte bekleyen ve kendi durumlarını padişah derecesinde bilen Yeniçerileri ürkütmemek için çok dolambaçlı yolları dolaşmak icap etti. Nihayet 25 mayıs 1825’te “Eşkinci Ocağı” diye modern bir asker ocağının kurulacağı bildirildi. Bu ocağa Yeniçerilerde gönüllü girebileceklerdi. Bu tedbirle Yeniçerileri ürkütmemek amaçlanmıştı. Buna rağmen Yeniçeriler 14 haziran akşamı ayaklandılar. Yeniçeriler elinde parçalanarak ölmekten zor kurtulan son Yeniçeri ağası Celaleddin Ağa, durumu Sultan II. Mahmud Han’a bildirdi.

Topcular
Topçular

Türkiye tarihinin sayılı günlerinden olan 15 haziran 1826 sabahı Yeniçeriler kazanlarını et meydanı’na çıkararak “istemezük” şeklindeki uğursuz naralarını atmaya gösteriler yapmaya başladılar. Sadrazam Benderli Selim Paşa, Ağa Hüseyin ve İzzet Paşalara boğaz’ın iki yakasından askerleriyle şehre inmeleri için emir verdi. Şeyhülislam Tahir Efendi, yanına kazaskerler, belli başlı ulemayı yüksek medrese öğrencilerinden 3.500’ünü alıp Sultanahmed Meydanında Sancak-ı Şerif altına geldi. Halka ateşli nutuklar söylemeye devletin ya bugün batacağını, ya çıkacağını anlatmaya başladı. Ulama’yı elde etmedikleri takdirde hiçbir ihtilalde başarı gösteremeyen Yeniçeriler, bu defa kesin şekilde başarısızlığa uğrayacaklardı.

Bütün İstanbullular Yeniçerilere diş biliyorlardı. Bu ocağın şehirde yapmadığı edepsizlik kalmamıştı. En iyi Yeniçeriler, esnaflık yapıp halkı soyuyorlardı. Osmanlı tarihine görülmemiş bir şey olarak, kadınlar bile sokağa dökülüp Yeniçerilere karşı gösterilere katıldı. Tophaneden ağır top bataryalar çıkarıldı; Yeniçeri kışlalarının bulunduğu Aksaraya ve et meydanına sevk edildi. Topçu Yüzbaşı Kara-cehennem İbrahim Ağa, kışlaları bombardıman etmeye başladı. Şimdiye kadar hiçbir Yeniçeri ayaklanmasında, âsilere top ateşi açılmamıştı. Darendeli İzzet Ağa ve Ağa Hüseyin Paşalar, arkalarında edinebildikleri silahlarla kendilerini takıp eden tahmini imkânsız sayıda bir halk kalabalığı ile kışla kapılarına dayandılar.

Yeniceri_sancagıYeniceri_sancagi
Yeniçeri Sancağı

Kapılar yıkıldı. Karacehennem İbrahim Ağa, topuğundan vurulmasına rağmen aldırmayarak kışladan içeri girdi. O zamana kadar Yeniçerilerin müsaadesi olmaksızın kışlalarına girmekhiçbir faninin haddi değildi. Tophane imamı hacı Hafız Ahmed Efendi, askerin başında Yeniçerilere karşı ilerliyordu.

Akşama doğru artık yeryüzünde Yeniçeri diye bir şey kalmamıştı. 6.000 Yeniçeri öldürülmüştü. Ertesi günden başlayarak şuraya buraya sinen 20.000’den fazla Yeniçeri veya o iddiada bulunan kabadayı tevkif edilerek uzak yerlere sürüldü.Yeniçerilerin mensup oldukları Bektaşi dergâhları kapatıldı. Karşı koyanlar yok edildi. Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılması Avrupa’da derin yankılar yaptı.  Gazeteler bu haberi manşette verdiler. İstanbul da ki elçiler II. Sultan Mahmud’a hükümdarları namına tebrikler sundular.

yeniceri_agasi,jpg
Yeniceri Ağası

Böylece 465 yıllık ocak tarihe karıştı. Yerine ”Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye” adıyla modern Türk ordusu kurulmaya başlandı. Ağa Hüseyin Paşa bu yeni ordunun kurulmasıyla görevlendirildi.

Kapıkulu ocaklarının kaldırılması ile Avrupa da kendisine “Büyük” unvanı kazandıracak şahsiyetini II. Sultan Mahmud ortaya koymuştur.Vak’a-i Hayriye (hayırlı olay) diye anılan Yeniçeri ve diğer kapıkulu ocakları’nın ortadan kaldırılması Türkiye tarihinin ve modern Türkiye’nin gerçek başlangıcı oldu. 1839 Tanzimatı hattâ Cumhuriyet, Vak’a-i Hayriyye’nin bir sonucu şeklinde açıklana bilir.

Yeniceri_zırhı
Yeniçeri Zırhı

Türkiye’de batı medeniyetine dönüş Vak’a-i Hayriyye ile başlar. Doğu medeniyetinde zirvelere çıkan Türkler batı medeniyetinde neler yapabileceklerini Vak’a-i Hayriyye’den bu yana geçen bir buçuk asırdan beri tecrübe etmektedirler. Tarihin oluşumu henüz tamamlanmadığı için Türklerin batı medeniyetinde ulaştıkları noktaları birkaç kuşak sonraki nesiller kaydedecektir .

Talimatname
Asakir-i Mansure-i Muhammediye İçin Hazırlanmış bir  talimatname
asakirii_mansure
Asakir-i Mansure-i Muhammediye Neferi

23 Yorum »

  • savaş Hacıoğlu diyor ki:

    Gösterdiğiniz Sancak Tarik i Nazenin Bektaşiye yi temsil eder ki Zülfikardır.

    • müteverrih diyor ki:

      Yeniçerilerde her ortanın bir sancağı olur ve bu sancaklarda Bektaşiliğe meyyal olduklarından genelde tarikatin alametlerini bulunurdu. Ocakta bu şekilde ” zülfikar ” alâmetli pek çok sancak vardır. Hatta ünlü denizci Babaros Hayreddin’in şahsi sancağında da zülfikar bulunur.

      ” İ. Hakkı uzunçarşılı, Osmanlı Devleti Teşkilatından Kapukulu Ocakları, TTK 1988″ sonunda yer alan kapıkulu ocaklarına ait bazı resim ve vesikalar XIII (Tablo 42) ‘de 38 numaralı kare de yukarıda ki zülfikarlı sancağı görebilirsiniz. Ayrıca 35, 36, 51 de öyledir ki burada yer almayan daha niceleri düşünülebilir.

  • Telat Erdoğan diyor ki:

    Osmanlı asker sınıfında en sevmediğim sınıf yeniçeri ocağı(İsyanlarından Sonra)

    • Levrek diyor ki:

      Yeniçerier öyle de diğerleri çok mu farklı ?
      Türklerde ordunun genel hali bu. Bakın tarihe ! 200 yılda bir ordunun adeta yenilenmesi gerekiyor. tefessüh ediyor çürüyor sanki… Yeniçeri Ocağı bunların bir örneği sadece. Modern orduya geçtikte çok mu şey değişti ki ?

      • ismail karagülle diyor ki:

        ne maksatla , bu kadar kutsanıyor diye merak ediyordum .Cevabını vermişsiniz.

        ''200 yılda bir ordunun adeta yenilenmesi gerekiyor''

        diyerek esas hedefin ne olduğu anlatılmış .

        Yazık

  • Kayzer-i Rûm diyor ki:

    uzun yıllar yeniçerilik kurumu çok yararlı işler yapmış olsa da son dönemlerinde ocak iyice bozulmuştu. devşirme kuraluna riayet kalmamış ve her milletten insan ocağa girmeye başlamıştı. bunun yanında evlilik izni tanınması da yeniçerilerin sultandan başka bağlanacakları bir evleri olmasına yol açmış, bu da çokça savaşlarda bozgunla sonuçlanmıştı. istanbul'daki esnafın da maaş ve ulufe alabilmek için para karşılığı yeniçeri ocağına yazılması ve seferlere gitmemeleri, ocakta talim namına birşey yapılmaması, zaman zaman yeniçerilerin istanbulda mafyavari işler yapmaları da ocağın iyice çürüdüğünü gösterdi ve kaldırılması gerekliliği ortaya çıktı.

  • Alper İsler diyor ki:

    http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/20

    bu resim bana ait, kullanmanız gururlandırdı fakat keşke önce sorsaydınız. gerçi resimler, hele de internet ortamına düşünce anonimleşiyor. umarım daha çok yerde karşıma çıkar.

  • Muteverrih diyor ki:

    Güzel Çizim !
    Keşke resmin sağına soluna watermark bassaydınız hiç olmazsa iletişim adresi olurdu. Zira ben şuan bu resmi nereden bulduğumuzu dahi hatırlamıyorum. Her neyse o zaman şimdi soruyoruz varsayın… : )

  • serdar koç diyor ki:

    bu kadar yanlı bir tarih yazısına ne kadar güvenilebilir acaba?? gören de yeniçeriler yıktı devleti sanırsın. yerine gelen ordu ne yaptı?

    • Alper AZGIN diyor ki:

      Asit ne işe yarar? Amaca yönelik kullanılırsa eritir yok eder vs. Ama kullanılmaması veya yanlış kullanılmaması halinde kendi muhafaza edildiği kabı dahi eritir. Yeniçerilerde de durum böyle ülke doğal sınırlarına ulaşmış savaş eskisi kadar yok e bu adamlar paralı asker çağın gerekliliklerini yerine getirmek gerekirdi. YENİÇERİLERİN SUÇU OLDUĞUNA İNANMIYORUM. Çünkü asit misali görevi zarar vermek kullanırsan karlısın, KULLANMAZSAN ELİNDE PATLAR.

  • gezgin diyor ki:

    Evet serdar koç'a katılıyorum.Sadece kaldırılmadan yakın zaman öncesine bakılırsa yeniçeriler sadece paragöz,yağmacı,isyancı vs. görünür.Ama bu birliklerin tarihi 50-100 senelik değil.13.yy'da 1360 civarlarında kurulduğu düşünülürse 450-460 yıllık bir zamandan bahsediyoruz.Osmanlı'nın genişlemesinde büyük rol almışlardır.Savaş meydanında savaştan önce düşmanı moralmen çökertecek bir güce sahiptiler.O zaman için dünyanın en mükemmel ordusu durumundaydılar. Yaşama kaynakları savaş olması ile bağlantılı olduğu düşünülürse savaşların azalması sonrasında ayaklanmaların başlandığını görürüz.Sonradan bozulmaya başlayan ve ülkesine zarar veren bir birliğe dönüşmesi hazin bir sondur.Fakat sonradan çıkan yağmacılar yüzünden gerçekten kahraman olan bir birliğe tü kaka demek akıl işi değil.Yorum yapanlarda sadece ayaklanmaları düşünüyor.
    Bugün ordunun içinden çıkan art niyetli insanları görüp Kurtuluş Savaşındaki kahramanlara laf atmak gibi birşey.

  • ismail diyor ki:

    gezgin beye bende katılıyorum.tarihleri boyunca bircok seferin kazanılmasında bircok fetihte 1. dereceden yeniceri ocagı etkilidir.Kaldırılmadan önceki son dönemlerinde isyancı olarak nitelendiriliyor.Evet osmanlı tarihinde bircok kez isyan etmisler fakat bu insanları direk isyancı diye kestirip atmak yanlıs.Kimse neden isyan ediyorlardı diye sormuyor.Önce isyan etmelerindeki sebeplere bakmak gerek bence.Bundada birinci etken ekonomik sıktıntılar.Bilindigi gibi yeniçeriler maaşlı askerler ve 3 ayda 1 ulufe(maaş) alıyorlardı.Devletin güclü oldugu klasik dönemde (1300-1600) de maaşları tıkır tıkır ödenmiş baktıgınızda isyanları yok.Ancak bundan sonraki dönemde devletin fetihlerini sürdüremesi( osmanlı idari yapısı fetih endekslidir ne kadar toprak kazanırsa o kadar ekonomik gelir elde edilir yani her toprak parcası devlet icin yeni bir vergi ve hazine kaynagıdır) nedeniyle isyan ettigi görülüyor.Tabi bunu sadece fetihlere baglamamak gerek birde bu dönemde avrupalıların gerceklestirdigi cografi keşifler neticesinde büyük bir zenginlik ve maden kaynaklarına erisiyorlar.Bu dönemde avrupadan adeta altın ve para doguya Osmanlıya akıyor buda osmanlının yerlesmis ekonomik sisteminde bozulmaya yol acıyor neticesinde enflasyon ve devalüasyonlar yasanıyor.Bunun yansıması paranın alım gücünün düşmesini doğuyoruyor.Yani bir yeniçerinin aldıgı maaş eskisiden yetiyorken simdi yetmiyor cünkü hayat pahalılasmıs.E tabi durum böyle olunca yeniceriler gecinemiyor ve caresiz isyan ediyorlar.Bence bu boyutuylada olay değerlendirilmeli bunun dışında da başka sebepleri vardır

    • müsafir diyor ki:

      Devletin güçlü olduğunu söylediğiniz (1300-1600) arasında da birçok yeniçeri isyanı gösterebiliriz size. Yeniçerilerin isyan sebeplerini tamamen ekonomiye bağlamak son derece dar ve hatalı bir görüştür.

  • Roscan diyor ki:

    Arkadaşlar yazıda yençeri ocağı'nın tüm tarihi değil,
    Sadece bu ocağın kaldırılış hikayesi anlatılıyor. Dikkat edelim.

  • danişmend diyor ki:

    Bu olay tam tersine bir Vakâi şerriyye'dir. Yençerilerin edepsizliğinden, zulmünden, isyanından başlarındaki ağalar mes'uldür. Bu yeniçeri ağalarını da bazı paşaların kendi çıkarları doğrultusunda kullandıkları tarihen sabittir. At binicisine göre kişner. Suçluya ceza verilir. Ordu hiçbir zaman lağv edilmez. Bunun tipik misali dördüncü Murattır. Küçük yaşta tahta geçtiğinde isyan halinde olan, halka türlü zulümleri yapan, payitahtı birbirine katan yeniçerileri yaşı biraz daha ilerleyip dizginleri eline aldığında yola getirmesini bilmiş, yeniçerilerin itaat etmelerini sağlayacak dirayeti göstermiş ve bu yeniçerilerle bağdatın fethine gitmiştir. Görüldüğü gibi padişah padişah olduğunda yeniçeri isyanı ocak tamamen ortadan kaldırmadan da halledilebiliyormuş.

Yorum Yazın