ust
ust_sol
Tarih

Dünya Tarih, Eski Türk Tarih, İslam ve Türk İslam Tarih, Osmanlı Tarih, Çağdaş Tarih

Medeniyet

Kültür-Sanat, Tarih Bilim, Tarih-Din, Tarih Muftak, Tarih Giyim, Tarih Mimari, Tarih Yaşam

Belge-Vesika

Tarih Arşiv belgeleri, Tarih Mecmua nüshaları, Tarih taştan vesikalar, Kitabe ve Yazıtlar

Harita

Tarih coğrafi haritalar, Tarih Atlaslar, Tarih planlar, Tarih Arşiv, Tarih haritalar

Video

Tarih Belgesel, Tarih Film, Söyleşi, Röportaj, TV Gösterimi, Tarih Marş, Mehter ve Musiki

A A A

Oruç Bey Tarihinden “Kosova Uğraşı”

Kosova

Bu Gün Bağımsız Olan Kosava Cumhuriyeti

Osmanlı tarihini öğrendiğimiz en eski yerli kaynaklar “ziyc” dediğimiz takvimler ve  Ahmedi adlı bir bilginin kaleme aldığı Büyük İskenderiin savaşlarını ve maceralarını anlatan İskendername  adlı eseridir. Yazar bu eserin sonuna Osmanlı beyliği ile ilgili bazı manzum parçalar eklemiştir. İşte Osmanlı tarihinin erken dönemine dair bilgi edindiğimiz   en eski yerli kaynaklar bunlardan ibarettir. Birde bunlardan başka  “Tevârih-i Âl-i Osman” adlı nispeten geç yazılmış Osmanlı tarihleri vardır.  Bu günkü bilgilerimizin temellerini oluşuran bu eserlerin yani kroniklerin  çoğunluğunun müellifi bilinmez.  Ancak başlıca bilinenleri  Aşıkpaşazade, Kemalpaşazade, Neşrî ve Edirneli Oruç’a ait olanlarıdır.

Edirneli Oruç’da denilen Oruç Bey tarihi dil bakımından XV. asır Türkçesinin sadeliğini taşımasının yanında eski bir kronik olması dolayısıyla da önemlidir. Özellikle II. Murad ve Fatih çağları için bir ana kaynaktır.İşte Osmanlı tarihinin bir devresi için kaynak niteliği taşıyan eserden bir pasaj: Yazar ” Kosova Uğraşı ” başlığı ile bize  Kosova savaşını anlatıyor.

II. Murad’ın Balkan haçlı ittifakına ve ittifakın başını çeken Macar kumandanı Janos’a karşı girişmiş olduğu II. Kosava Savaşı (1448) Oruç Bey’in eserinde XV. asır Türkçesinin özellikleri ile harmanlanarak şöyle anlatılır;

Kosova Iancu_Hunedoara yanko hunyadi

Yanko - Huniadi

“Arnavut ellerde İslamlar kuvvet sahibi olmuşken haber geldi ki Yanko derler melun yine harekete geçip Belgırad’dan Kosova’ya gelerek Sultanla ceng etmek diler. Sultan Murad bu haberi işitince kalkıp geldi Sofya’da oturdu. Mektuplar gönderdi. Anadolu’dan taze kuvvet topladı. Azap, Yeniçeri, Cerehor çıkardı. Herkes asker olacaktır, büyük vuruşmadır deyü nice bin kişi geldi.

Sultan Murad Allah’a sığınıp, askerin hazır edip Sofya’dan göçtü. Kosova’ya gelip kâfirin arkasından erişti.Karşılaştılar.

Yanko melunu top tüfek ve zemberekelerini kaza yağmuru gibi yağdırıyordu. İki taraftan alaylar birbirine dokuştu. İslam çerisi kâfirin önünden savuldular. Ardından, yanından kılıç urup kırdılar. Hindî Mısrî Rûmî kılıçlar başlar kesip kanlar döktü.

Gaziler kaza yağmuru gibi yağan toplara ve tüfeklere gögüs verip karşı durdular. Bu heybetle büyük bir ceng oldu ki eğer Cengiz han ve Temür han ki ordularının azametiyle memleketler gezmişlerdir bu cengi görseler heybet alırlardı. Zira onlarda top tüfek ve zemberek yoktu ve ne olduğunu bilmezlerdi.

Nihayet fırsat gazilerin oldu. Kâfir üstüne hücum edip arı bala üşer gibi kâfir üzerine üştüler. Kılıç urup alaylarını darmadağın ettiler. Yanko melunu bunu görünce askerin kandırıp ben Türkleri arkadan sarmaya gidiyorum deyu aldattı. Bir yana kaçup savuştu. Gazilerin Yanko’nun kaçtığını duyunca düşmana saldırdılar. Yağma ve talan kıldılar. Ganimet malıyla doyum oldular. Bu gösteriş ve sevinçle sultan Murad Han’ın yanına varup elin öptüler. “Bayram kutlu olsun “ deyu bayramlaştılar. Üç gün orada bayram ettiler.

Kosova savasi Battle_on_Kosovo1389

Kosova Savaşı

Bu Kosova uğraşı 24 Şaban 852 Cuma günü yapıldı.

Bir Acâyib [I] Ceng Kıldılar i [II] Can,
Ancalayın [III] Görmedi Devri Zaman,

Baş Başa Verip Erenler [IV] Turdılar [V]
Sağı Sola, Solı Sağa Urdılar.

Yüz Yüze Tutup Kılıç Çalışdılar [VI]
Yer Yüzinden Baş u [VII] Can Alışdılar [VIII]

kosovo_ref01

Kosova Haritası

—–

Bibliyografya
Edirneli Oruç Beğ, Oruç Beğ tarihi, tercüman 1001 temel eser, haz. H.N. Atsız ,1973, s.103

  1. “Acayib” kelimesi Arapça “acîbe”nin çoğulu olup Türkçe de tekil olarak kullanılmaktadır. “Acîbe” tuhaf ve şaşılacak nesne demektir. Burada “olağanüstü” anlamında kullanılmıştır. []
  2. ”i” ,  “ey” hitabının vezin zaruretiyle kısaltılmasıdır. []
  3. ”Ancalayın eski Türkçe kelimedir.”onun gibi, onun gibisi” demektir. Kelime daha sonra “ancılayın” şeklini almıştır. []
  4. ”Eren” bu günkü manasıyla evliya demek değildir. Doğrudan doğruya er = erkek demektir. []
  5. “Turmak” (bu günkü söyleyişle durmak) kalkmak manasına da gelir. Buradaki anlamı da budur. []
  6. Buradaki “çalışmak” yukarıdan aşağıya vurmak anlamındaki “çalmak” fiilinin ortaklaşa şeklidir. Birbirine kılıç çaldılar demektir. []
  7. “u” “ve” manasındadır. Eski harflerle ikiside aynı imla ile yazılır. []
  8. Buradaki “alışmak “ karşılıklı olarak birbirinden almak anlamındadır.Birbirlerinin başını ve canını aldılar demektir []
  • Print
  • Facebook
  • Add to favorites
  • email

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

Bir Yorum »

Yorum Yazın