ust
ust_sol
Tarih

Dünya Tarihi, Eski Türk Tarihi, İslam Tarihi, Osmanlı Tarihi, Çağdaş Tarihi

Medeniyet

Kültür-Sanat, Tarih Bilim, Tarih-Din, Tarih-Muftak, Tarih-Giyim, Tarih Mimari, Yaşam

Belge-Vesika

Tarihi Arşiv belgeleri, Mecmua nüshaları, Taştan vesikalar, Kitabe ve Yazıtlar

Harita

Tarih coğrafi haritalar, Tarih Atlaslar, Tarih planlar, Tarih Arşiv, Tarih haritalar

Video

Tarih Belgeseli, Tarih Film, Söyleşi, Röportaj, Tarih Marş, Mehter ve Musiki

Kitâbe ve Kütüphâne

beyazit-kutuphanesi

Bugünkü Adıyla Beyazıt Devlet Kütüphanesi ( 1900'de)

Kütüphanelerin mazisi yazının varlığı kadar eskidir. Asur, Bâbil ve Hitit medeniyetlerinden günümüze ulaşan ve yazı yazmak için kullanılan kil tabletler çok eski devirlere ait kitap ve kütüphanecilikle ilgili bilgiler vermektedir. Bu medeniyetlerde zamanla yazılı tabletlerin korunması, saklanması için odalar teşkil edilmiş böylece kütüphaneler oluşmuştur.

Kütüphaneyle ilgili olarak yapılan araştırmalar ve kazılarda elde edilen bilgiler M.Ö. 2400 yıllarına kadar uzanmaktadır. Asur Devleti Hükümdarı Asurbanipal tarafından M.Ö. 625 yılında kurulan Ninova Kütüphânesi bilinen en eski kütüphanedir. Romalılar tarafından yakılan Mısırdaki meşhur İskenderiye Kütüphanesi ise devrinin en büyük kütüphanesi statüsündeydi.

Kutuphane i umumi Osmanii” Kütüb-hâne-i Umûmî-i Osmânî 1300 “

Bu günkü Beyazıt Devlet Kütüphanesine ait bu kitabede kütüphanenin ilk adı yazıyor “Kütübhane-i Umumi Osmani” olarak.

Şahıslar dışında, ilk defa devlet eli ile kurulan küpühanedir Kütübhane-i Umumi Osmani. Sultan Hamid devrinde 1882′de başlayan çalışmalar 24 Haziran 1984 neticelenerek hizmete açılmıştır.

İslam Kültürüyle yayılan kitap merakı ise pek çok kütüphane kurulmasına ve bir kütüphanecilik geleneği oluşmasına önayak olmuştur.  Bu gelenek Emeviler[1] , Abbasiler[2],  Endülüs Emevileri[3], Selçukîler[4] vs Türk ve İslam devletlerinde gelişerek yaygınlaşmıştır.

Ne yazık ki Orta Asya’dan Endülüs’e kadar olan memleketlerde kurulmuş kütüphanelerin pek çoğu İspanyol ve Moğol istilası sırasında yok edildiler. Zamanın bilim ve kültür merkezi olan Bağdat şehrini işgal eden Moğollar şehri harap ederek kitapları ya yaktı ya da Dicle Nehrine attılar. Dicle Nehrinin günlerce mürekkep renginde aktığı rivayet edilir. Bu katliamı sebebiyle tek nüsha olan pek çok orijinal kitap günümüze ulaşamadı.

Osmanlılar döneminde ilk kütüphane Osman Bey zamanında İznik’te, ikincisi ise Edirne’de Lala Şahin Paşa tarafından kuruldu.

Daha sonraki dönemlerde de İstanbul ve Amasya, Edirne, Bursa, Manisa, Trabzon ve başka şehirlerde de büyük kütüphaneler açılmıştır. Topkapı Sarayı bünyesinde kurulan Saray Kütüphanesi, Ayasofya, Süleymaniye, Şehzadebaşı ve Bayezid kütüphaneleri sürekli zenginleştirilerek zamanımıza kadar gelmişlerdir.

1882’de “ Kütüphne-i Umûmî-i Osmanî “ adıyla bir nizamname çıkarılarak herkesin faydalanabileceği umumi kütüphaneler oluşturuldu. Bayezid Devlet Kütüphanesi, İzmir, Kayseri, Konya, Eskişehir, Diyarbakır ve Bursa’da Millî Kütüphane adıyla kütüphaneler kurulmuştur.

Yüzyıllar boyunca yazılan ve bugün basılan milyonlarca kitap kütüphanelerimizi doldurmakla birlikte Osmanlılar ve daha önceki devirlerde yazılmış olan kitapları okuyacak, anlayacak pek az kimse kaldığı ve galiba fişe ve kabloya fazlasıyla güvendiğimizden buralara rağbet gittikçe azalmaktadır.

Tamam oldu kutuphane

Bir Kütüphâne Kitabesi : "Tamam Oldu Kutubhâne Sene h. 1284" (m. 1867 - 68) yazıyor

Bazı Tarihi Kütüphaneler :


[1] İslâm târihindeki ilk kütüphâne de hazreti Muâviye’nin halîfeliği zamânında kuruldu.
[2] Abbâsî Halîfesi Hârun Reşîd’in kurdurduğu Beytü’l-Hikme adlı bir kütüphâne meşhurdur.
[3] Avrupa’da meydana gelen Rönesans hareketlerinde Endülüs Emevilerinin bu konuda payı vardır.
[4] Misalen Anadolu Selçukilerinin inşa ettiği Sadreddin-i Konevi Kütüphanesi ki günümüze 100’e yakın eseri ulaşabilmiştir.

Bibliyografya :
*
Osmanlılarda Kütüphane Kültürü ve Bilimsel Yaşama Etkisi, VI. Uluslararası Türk Kültürü Kongresi , Ankara , 2005
*8. Yüzyıl Kütüphanelerinden İki Örnek: İstanbul Damat İbrahim Paşa Kütüphanesi ve İstanbul Feyzullah Efendi Kütüphanesi,  Zerrin Köşklü, AÜ. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi,  2000
*İslâm Dünyasında Kütüphaneciliğin Doğuşu ve İlk Örnekleri (Beytü’l-Hikme’den Daru’l-Hikme’ye),  Necati Avcı,  Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,  Sayı: 30.*
*Kütüphaneciliğin Tarihçesi ve İlk Kütüphaneler, Alar, Halis, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi,2001

Kütüb-hâne-i Umûmî-i Osmânî

5 Yorum »

  • Kazım ZAİM diyor ki:

    Ben hayatımda okuldan çok kütüphaneyi sevdim.Kütüphanede benim üzerimde öğretmen ve not alma baskısı yoktu.Orta okulu okuduğum Aslında Sultan Reşat Mektebi olan Eyüp Lisesi Orta okulu öncesinde Eyüpteki Rüstempaşa kütüphanesini keşfetmiştim.Orada o zamanki kütüphane müdürü Haşmet Beyden çizgili Türk kahramanlık romanlarını ister okurdum.Daha sonra çok sevdiğim tarih kitaplarını okumaya başladım.Sobalı kok kömürü ile ısıtılan bu sevimli kütüphane benim tarih ve kültür bilincimin gelişmesinde önemli bir yer tutmuştur.Ne yazık Hüsrevpaşa nın türbesi önünde yaptırdığı bu kütüphane uzun zaman boş ve metruk olarak bırakıldı.Hatta pekçok semt kütüphanesi yakın tarihimizde kapatıldı ve metruk bırakıldı.Eyüpteki Hüsrevpaşa Kütüphanesi şimdilerde sanırım belediyece onarıldıktan sonra vakıf anlayışına ters bir şekilde ilgili olmayan bir cemaat vakfının kullanımına verildi.Çok yazık tabi yaptıranın kemikleri sızlıyordur desem yeridir.Kazım Zaim / Fotoğraf Sanatçısı
    Şimdi yayın hayatında olmayan Tarih Medeniyet ve Tarih Düşünce adlı dergilerin eski fotoğraf yönetmeni.

  • Zeynep İLGEN diyor ki:

    bende okuldan çok kütüphanede geçirdiğim zamanı hatırlıyorum. çok güzel tarihi bir binanın içindeydi kütüphane ve orda kitapları okurken sadece okumaz sanki yaşardım şimdi bile hala o ortam gözümün önünden gitmez, aldığım yeni bir kitap bile kütüphanedeki sarı sayfa ve kütüphanenin kendi ciltlediği kitap gibi haz vermiyor, evde okumak kütüphane de okumak gibi değil sanki orda okuduğum kitaplar daha uzun süre, daha fazla aklımda kalıyor gibi hissederim, şimdi kütüphanelerde bilgisayarların kitap rafları arasında olması hoşuma gitmiyor, bilgisayarları kitaplardan ayrı bölüme koymalarını tercih ederim

  • müteverrih diyor ki:

    Kitap ve bilginin teknolojiyle geçirdiği tekamüle, evilisyona, değişime herkes farklı farklı bakıyor galiba…
    Ama hakikat ki, 21. asırın ferdiyetçiliği kütüphaneleri de vuruyor, artık kitaplar raflarda değil bilgisayarımızın harddiskinde. Bütün neşriyatı takip eden, kitapları tanıyan, içeriklerini sayfasıyla bilen kütüphane hafızlar birer birer çekildiler sahadan onların yerini de ctrl+f tuşları aldı! Bilgi yaklaştıkça iştahımız kesildi beşeriyetçe, oysa eskiden ne iştahla tırmalardık o rafları ! Bize matbâ geç geldi derler, böyle olucaktıysa hiç gelmeseydi ……

  • Zehra diyor ki:

    Kütüphane en cok sevdigim mekanlarin icerisinde gelir.Orada bulunmak havasini teneffüs etmek bir olay oldu artik.Simdi pc ile kitap okusak bile kütüphanenin degerini unutmamaya calisiyorum,bir kitabi eline alip tutup sayfalarini cevirmekten daha güzel birsey yok.Hele kitap kurtlari sizi bilgisayar virüsüne degismem :)

  • mustafa erdoğan diyor ki:

    Kütüphane önemli olduğu kadar insanda kitap oluyacak birikim olması da önemlidir.Doğu-İslam kültür ve medeniyetini tanımak,bu medeniyetin mirasından faydalanmak isteyenler mutlaka klasik Arapça'yı mükemmelce öğrenmelidir.Daha sonra Farsça ve Osmanlıca ve Urduca ve İbranice gelir.Batı Kültür ve medeniyetini Tanımak isteyen bir insan ise Mutlaka Fransızca öğrenmelidir.Daha sonra Almanca,Latince ve Eski Yunanca gelir.Yoksa Sadece günümüz Türkeçesine aşina olan bir insanın okuyacağı pek kitap yoktur.Şimdi birisi çıkıp tercümeler var dese biz de deriz ki Tercümeler ancak bu zikrettiğimiz gibi kültür ve medeniyet dilleri arasında olur.Bir kültür ve medeniyet dilinden bir konuşma diline tercüme yapılamaz.

Yorum Yazın