ust
ust_sol
Tarih

Dünya Tarihi, Eski Türk Tarihi, İslam Tarihi, Osmanlı Tarihi, Çağdaş Tarihi

Medeniyet

Kültür-Sanat, Tarih Bilim, Tarih-Din, Tarih-Muftak, Tarih-Giyim, Tarih Mimari, Yaşam

Belge-Vesika

Tarihi Arşiv belgeleri, Mecmua nüshaları, Taştan vesikalar, Kitabe ve Yazıtlar

Harita

Tarih coğrafi haritalar, Tarih Atlaslar, Tarih planlar, Tarih Arşiv, Tarih haritalar

Video

Tarih Belgeseli, Tarih Film, Söyleşi, Röportaj, Tarih Marş, Mehter ve Musiki

Tahrir Sistemi ve Tapu Tahrir Defterleri

Kanuni Sultan Süleyman devrine ait, Kerkük Livası mufassal tahrir defterinden bir yaprak

Dört, beş  yüzyıl önce Osmanlı İmparatorluğunun her bir köşesindeki sipahiyi, köylüyü, yollar üzerindeki derbentleri bekleyen, yol yada köprü tamir eden veya kervansaraylara hizmet eden insanları, madencileri,  güherçileci, şapçıları, yağcıları, tuzcular ve diğer türlü türlü görevler üstlenmiş çeşitli sınıflara mensup halkı ve nihayetinde üretilen mahsulleri, alınan vergileri, pazar ve gümrük yerlerini “Tapu Tahrir” defterleri sayesinde öğrenmek mümkümdür.

Bu defterler, İmparatorluk denilen bu muazzam makinenin çarklarının nasıl işlediğini anlamak bakımından en önemlimli kaynaklardan birisidir.

Tahrir Nedir ?

Osmanlı devletinde fethedilen yerlerde uygulanacak idari teşkilat ve sistem çerçevesinde, tayin olunan heyetler marifetiyle nüfus, arazi ve emlakin tespit ve kaydedilmesi işlemine tahrir bu bilgilerin kaydedildiği deftere de tapu tahrir defteri denirdi.

Bu kayıtlar düzenli olarak  tutulur ve bir bölgenin fethedilmesi ardından hemen ilk tahrir yapılırdı. Vergi gelirlerinde ki artış – azalışlar yada yeni bir padişahın tahta çıkması gibi sebeplerle de ortalama 15 – 30 yılda  bir yenilenirdi.

Arazi tahrir sistemi Osmanlılardan önce İslam, Türk-İslam ve Moğol  devletlerinde de uygulanmaktaydı. Ortadoğu devlet yapısında gelenekselleşen bu sistemi Araplar Mısır ve İspanya’da,  Selçuklular İran’da, İlhanlılar İranve Hindistanda daha önce  uygulamışlardı.

Neden Tahrir Yapılır ?

Tahrir en başta timar sisteminin bir gereği olarak bölgedeki gelir kaynaklarının tespiti maksadına dayanıyordu. Tahrirde şehir, kasaba, köy ve çiftlikler birer birer dolaşılarak buralarda oturan vergi mükellefleri, içlerinde vergiden muaf olanlar varsa hangi vergiden ne sebeple muaf oldukları yazılır; bunun yanında topraklı ve topraksız köylüler,  evli ve bekar haneler, meslek gurupları, ilmiyeye mensupları, ihtiyar ve sakatlar ayrı ayrı kaydolunurdu.  Her köyün merası, ormanı, korusu, yaylağı, kışlağı, çayırı cins cins gösterilerek yetiştirilen mahsuller ve senede vermekle mükellef olunan vergi miktarı deftere geçirilirdi.

Ancak bir bölgenin tahriri oranın yalnızca gelirlerinin tespitinden ibaret değildi. Bunun yanı sıra bölgedeki vakıfların, konar-göçer teşekküllerin, piyade ve müsellemlerin ayrı ayrı tahrirleri de yapılır ve bunlara ait defterler hazırlanırdı.

Hazine-i evrak ( devlet arşivi ) I. Depo , sabit camekanlı dolaplar

Nişancı’nın Sorumluluğunda
Tahrir işlemi merkezi bürokraside Tevki‘nin (Nişancı) nezareti altında yürütülür, bölgede tahrir işlemini idare edene de il-yazıcısı, tahrir emini, vilâyet kâtibi, mübâşir veya muharrir denirdi. İl yazıcısının riyasetinde defterin yazılması ve düzenlenmesini üzerine alan, işin tekniğini iyi bilen bir de kâtipler bulunmaktaydı. Ayrıca tahrir işlemi her bölgenin kâdısının da gözetimi ve denetimi altında yürütülmekteydi

Bu işlemde il-yazıcısının istediği bütün yardımı devletin mali idari ve adli teşkilatı yapmağa mecburdu. Tahrir de tutulan ve İl yazıcısının elinde merkeze götürülen deftere mufassal [tafsilatlı-ayrıntılı] defter denirdi. Bundan sonra mufassal defterin kısaltılmış şekli olarak köylerdeki reâyâ ile kasaba ve şehir halkı isimlerinin kalem kalem yazılmadığı ancak teşkilat, köy adları ve  yıllık hasılatın toplu olarak kaydedildiği icmâl veya mücmel defteri hazırlanırdı.

 

Kamaniçe (Podolya) Eyaleti (Ukrayna) Mufassal Defteri, Tıpkıbasım

Defterler Usulleri:
Bundan başka bir bölgede iki tahrir arasında geçen zaman zarfında yapılan muamelelerin, idari değişikliklerin ve timar tevcihlerinin, verilen vergi muafiyetlerinin vs sürekli işlendiği icmal defteri benzeri rûznâmçe yada derdest [günlük] adı verilen bir defter tutuluyordu. Bu defteler Dîvân-ı hümâyûn’un tahvil kaleminde muhafaza edildiğinden sonradan tahvil defterleri olarak anılmıştır.

Tahrir usulünün 16. asır sonuna kadar muntazam bir şekilde devam ettiği, on yedinci yüzyıl ortalarından itibaren çeşitli sebeplerle yavaş yavaş terk edilerek yerini yeni usullere bıraktığı anlaşılmaktadır.

Tahrir Defterlerinin Önemi

Dört beş yüzyıl önce İmparatorluk Türkiye’sinin her köşesindeki sipahiyi,  toprağa bağlı köylüyü, yollar üzerindeki derbentleri bekleyen, yol ve köprü tamir eden yahut kervansaraylara hizmet eden insanları, madenci,  güherçileci, şapçı, yağcı, tuzcu vb türlü mükellefiyetleri olan halkı ve nihayet üretilen mahsulleri, alınan vergileri, pazar ve gümrük mahallerini bu defterler sayesinde görmek; imparatorluk denilen bu muazzam makinenin çarklarının nasıl işlediğini anlamak bakımından çok önemlidir.

Ayrıca üç kıtaya yayılmış İmparatorluğun topraklarında bugün kurulan yeni devletlerin tarihini tam olarak yazmak da ancak; bölgenin askeri, ekonomik ve sosyal yönünü ortaya koyan bu defterlerle mümkündür

Bugün elde mevcut bulunan tapu tahrir defterleri Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) ile Ankara Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivinde bulunmaktadır.

 

Bibliyografya
İ.H. Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti’nin Merkez ve Bahriye Teşkilâtı, ttk, ank., 1988
S.Faroqhi, Osmanlı Tarihi Nasıl İncelenir ?, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, IST 2001 , s46-58 M. Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü,  MEB, İst – 1983, Tahrir  Maddesi, c.III, s.376

Salto

Bosna livasi mufassal tahrir defteri

Bosna livası mufassal tahrir defterinden bir sayfa

Bosna livasi mufassal tahrir defteri 2

Bosna livası mufassal tahrir defterinden bir sayfa

Hersek livasinin Propoli kazasi nufus ve hasilatini gosteren mufassal tahrir

Hersek livasının Propoli kazasi nüfus ve hasılatını gösterir mufassal tahrir defterinden

 
16 yuzyilda harput

Tahrir defterlerinden de istifadeyle hazırlanmış bir araştırma ; 16 Yüzyilda Harput (1518-1566)

16 yuzyilda larende

Tahrir defterlerinden yararlanılarak hazırlanmış bir araştırma; XVI.Yüzyil Larende (Karaman) Kazasında Yerleşme ve Nüfus

 

Örnek makaleler için tıklayınız :

1526 tarihli Maraş Mufassal  ve 1527  tarihli İcmal Defteri Maraş Tapu Tahrir Defteri esas alınarak hazırlanmış bir makale “ XVI. Yüzyılda güvercinlik kazâsı,İbrahim Solak
Tapu tahrir ve maliyeden müdevver defterlerden istifade edilerek hazırlanmış bir makale : Tapu tahrir ve maliyeden müdevver defterlere göre Rumeli’de ihtida hareketleri (1432-1482), Hava Selçuk

Tahrir defterleri yayın bibliyografyası için tıklayınız

 

72 Yorum »

  • mehmet gümüş diyor ki:

    Balıkesir ili Burhaniye ilçesine ait 1938 veya 1939 tahrir defterlerini nerede bulabilirim.?(tahrir defterleri)

  • Ahmet Celik diyor ki:

    Mehabalar
    Biz dedelerimize ait bilgilere ulaşmak istiyoruz
    Elimizde pek bi kayıt yok. Tek bildiğimiz çanakkale şehidimizin adı.
    Onunda bilgilerinde daha önce hiç duymadigimiz "halil efendi oğulları" on takısı kullanılmış.
    Kırşehir kaman benzer köyü ne ait bilgi sunarsaniz sevinirim.
    Bahsettiğim şehidin tek kardeşi gazı geliyor. Ama kayıt tutulmamış. Ecdadımız kimlerdi nerden gelmişlerdi öğrenmek istiyoruz.
    Yardımcı olursanız çok sevinirim.

  • halil meydan diyor ki:

    Gaziantep ili Nurdağı ilçesi Şatırhüyük köyünün geçmişi-kuruluşu ile ilgili bilgi verebilirmisiniz?

  • Mehmet diyor ki:

    Merhaba Iğdır'ın (Hasanhan köyü) 1900'lü yılları sonlarındaki nüfus kayıtları ve tapu tahrir defterleri varmıdır? Varsa nasıl ulaşabilirim? Saygılarımla.

  • YILMAZ diyor ki:

    Artvin ili Arhavi ilçesi ''NAPŞİT

    ARTVİN İLİ ARHAVİ İLÇESİ ''NAPŞİT'' KÖYÜ yENİ İSMİ YUKARI ŞAHİNLER_AŞAĞI ŞAHİNLER köyülerinin nüfus kayıtları geçmişi ile ilgili bilgi verebilirmısiniz.

  • Önder Shankaya diyor ki:

    Bizler Gaziantep Islahiye Kabaklar Köyünden Aydın Germencik-Ortaklar Reşadiye ye yerleşen olup,Hacıemirli Ocağına bağlı Tahtacı Türkmenleriyiz..Sancağımızı ve Seceremizi bulamıyoruz Ama Mührümüz var.Saygıyla..

  • KEMAL diyor ki:

    1922 yılında dedemin kardeşinin kendisine ait olan arazisini babam sekiz yaşında yetim kalınca ona hibe etmiş .(hide net Mecelle ye uygun ) fakat diğer amca çocukları 1933 tarihinde kendi ağızlarından düzenledikleri hibe tapusu ile araziyi üzerlerine yapıyorlar .(benim evraklarım ve hibe aslı tapuda olduğu halde)ben bu arazini 1922 tarihinde kime ait olduğunu ispatlamak için İstanbul Osmanlı arşivi kağıthane ye mi müracaat etmem lazım.veya bilgi verirmisiniz

  • olcay diyor ki:

    selamlar dedemizin dayısında istanbul bölgesinde büyük bir araziden şüphelenmekteyiz ama 1951 yılında arşivler yandığından dolayı şahsın kendisine ulaşamıyoruz ilgilenen bize yardımcı olmak isteyen arkadaşlar 05324375706 nolu numaradan ulaşabilirlerse sevinirim….

Yorum Yazın