ust
Tarih

Dünya Tarihi, Eski Türk Tarihi, İslam Tarihi, Osmanlı Tarihi, Çağdaş Tarihi

Medeniyet

Kültür-Sanat, Tarih Bilim, Tarih-Din, Tarih-Muftak, Tarih-Giyim, Tarih Mimari, Yaşam

Belge-Vesika

Tarihi Arşiv belgeleri, Mecmua nüshaları, Taştan vesikalar, Kitabe ve Yazıtlar

Harita

Tarih coğrafi haritalar, Tarih Atlaslar, Tarih planlar, Tarih Arşiv, Tarih haritalar

Video

Tarih Belgeseli, Tarih Film, Söyleşi, Röportaj, Tarih Marş, Mehter ve Musiki

Osmanlı Kahire’sinden Bir Tüccarın İlginç Serüveni

Mısır, tarihimizde her zaman için önemli bir konumda olmuştur. Osmanlı vesikalarında “eyâlet-i mümtâze” (seçkin eyalet) adıyla anılan Mısır, gerek ticarî bakımdan gerek siyasî bakımdan stratejik önemini -1517’den beri- sürekli muhafaza etmiştir.

Küre Yayınları, 2006′da klâsik dönem Osmanlı Kahire’sindeki ticarî hayatı ele alan bir kitap yayınladı. Kahire Amerikan Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Nelly Hanna’nın kaleme aldığı kitapta, 17. yüzyıl Kahire’sindeki tüccarlar ve faaliyetleri ele alınıyor.

Nelly Hanna, bu eserinde 1600’lerin Kahire’sini, İsmail Ebu Takiyye ismindeki bir tüccarın ardında bıraktığı kadı sicillerindeki bilgiler ışığında inceliyor. Ve gerçekten yeni bilgiler sunarak Mısır tarihinin, Napolyon gibi birisinin hareketlendirmesine ihtiyaç duyacak kadar durgun olmadığını gözler önüne seriyor.

Kadı Sicillerinde Saklı Bir Hayat

Yedi kısım ve bir sonuçtan oluşan eser, Peter Gran’ın takdimiyle başlıyor ve ardından yazarın, eserin kaynaklarını ve izlediği metodu açıkladığı bölüm yer alıyor. Philadelphia Temple Üniversitesi, Tarih Bölümü’nden Peter Gran, takdim yazısında eserle ilgili oldukça önemli tespitlerde bulunuyor. Gran, bu çalışmada ortaya konulanların, dünya sistemleri araştırmalarında kullanılan hâkim paradigmadan yakasını kurtardığını belirtiyor.

Son 500 yılı araştıran çağdaş tarihçilerin izlediği paradigma, hala “Batı’nın Yükselişi” olarak tanımlanabilir. Bu tabir, Kuzeybatı Avrupa’nın dünyayı değiştirdiğini ve ilerlemesine neden olduğunu ileri sürmektedir. Bu paradigma ve takipçileri İtalyan Rönesansı’ndan itibaren Avrupa’nın rolünü vurgulamaktadırlar. Ancak yeni nesil tarihçilerden birçoğu, bu paradigmaya karşı çıkmaktadır. Bunlardan biri olan Hanna, eserinde Mısır tarihinin zaten oldukça hareketli olduğunu gözler önüne sermektedir.

1672′de Osmanlı İmparatorluğu

Batı’nın yükselişi paradigmasını eleştirenlere göre, bu paradigma meşru olmayan ününün avantajıyla bazı bölgelere hoyratça davranmış ve kendi kusurlu varsayımları yüzünden gerçekleri örtbas etmiştir. Bu bölgelerden biri de Akdeniz ve Mısır’dır.

Nelly Hanna kitabın ilk bölümlerinde, İsmail Ebu Takiyye’nin yaşadığı dönemi ana hatlarıyla anlatarak, Ortadoğu’nun ve genel olarak da 17. asrın tarihi içerisinde değerlendiriyor. Daha sonra Ebu Takiyye’nin hayatı kronolojik olarak anlatılıyor. Çeşitli gruplar arasında yaptığı geçişler ele alınıyor. Ayrıca ailesiyle, ortaklarıyla, diğer tüccar gruplarıyla kurduğu temaslardan bahsediliyor.

Kitabı okurken özellikle ticarî hayatta mahkemelerin rolünün büyüklüğünü hissediyorsunuz. Bunun yanı sıra malî kaynak teminini ve ticarî bağlantıların tesisini görerek, aslında o devirde oldukça hareketli bir ticarî hayatın yaşandığına şahit oluyorsunuz.

Kahire’den Dünyaya Karabiber ve Kahve Ticareti

İsmail Ebu Takiyye’nin Ticaret Ağı

Yazar kitabın dördüncü kısmında, ticarette sürekli bir hareketin ve değişikliliğin yaşandığı gözler önüne sermiş. Özellikle Kızıldeniz ticaretindeki (bilhassa karabiber) devlet tekelinin 1517’den itibaren Osmanlı tarafından sona erdirilmesi ve bunun neticesinde Kızıldeniz ticaretinin gelişmesi ele alınarak, tüccarların ekonomik koşullarını etkileyen büyük değişimler incelenmiş. Ebu Takiyye’nin ticaretten kazandığını tarıma yatırması ele alınarak, kahve ve şeker ticaretine girmesine de değinilmiş.

Tüm bu değişikliklerin ve gelişmelerin birtakım sosyal sonuçlar doğurması gayet doğaldır. Kahire’de de tüccarların devletle ilişkilerindeki konumlarının değiştiği görülüyor. Yönetenler ve yönetilenler arasındaki ilişkinin tek yönlü olduğu yönündeki yaygın kanaat sorgulanıyor ve artık tüccarların devletin veya yönetimdeki bürokrasinin temsilcileri olmak yerine, ciddiye alınacak bir grup halini aldıkları belirtiliyor. İktidardakilerle bazen menfaat ilişkisine girdikleri, bazen de ciddi rekabete tutuştuklarından bahsediliyor.

Tüccarların bu şekilde ortaya çıkışının en önemli sonuçlarından biri olarak şehir coğrafyasının şekillenmesinde de önemli roller aldıkları gözlenmektedir. Ebu Takiyye ve onun gibi varlıklı tüccarların şehirde önemli izler bırakan devasa inşaat projelerini yerine getirmeleri ve daha önceki dönemlerde yönetici sınıfın üstlendiği bu görevi, artık tüccarların ele almaya başlamaları açıkça ifade edilmiş.

Mahkeme Sicillerine Yansıyan Özel Hayat

17. yüzyıl Kahire’sinde Bir Ev

Kitapta Ebu Takiyye’nin evi de anlatılıyor, ailesi ile özel hayatı inceleniyor. Ebu Takiyye’nin evliliği, çocukları, ev içi yaşayışı anlatılıyor. Burada bir tüccar evinde hayatın nasıl yaşandığını görülüyor ve sosyoekonomik gelişmelerin aile yapısını ve aile üyeleri arasındaki ilişkileri nasıl etkilendiğini gözlemleniyor. Ebu Takiyye’nin hayatının son devresinde iş hayatındaki en yüksek noktaya ulaşması ve Ebu Takiyye’nin ölümünden sonra ailesinin durumu, burada ayrıca ele alınıyor. Ölümden sonra çeşitli sebeplerden dolayı ailesinin evlerini bir yabancıya kiraya vermek zorunda kalması ve ailenin dağılıp ayrı yerlerde hayatlarını sürdürmeleri ele alınıyor.

Orta Doğu Tarihi Ne Kadar Durağandı?

Kitabın sonuna Ebu Takiyye’nin şeceresinin eklenmiş olması, ayrıca kaynakça ve dizin bölümlerinin eklenmiş olması, eserin araştırmacılar tarafından rahatlıkla kullanılabilir olmasını sağlamaktadır. Ayrıca haritaların eserde yer yer kullanılması da eserin anlaşılmasına katkıda bulunuyor. Mesela Ebu Takiyye’nin ticaret güzergâhının haritada gösterilmesi çok önemli…

Osmanlı Kahire’sinde Tüccar Olmak – Nelly Hanna

Nelly Hanna, eserde “Batı’nın yükselişi” olarak lanse edilen tarih anlayışı gibi, umumiyetle doğru kabul edilen birtakım şeyleri tahlil ediyor. Bu tahliller neticesinde Batılı tarihçilerin kendi tezlerini su götürmez doğrular olarak bugüne kadar öne sürdüklerini, ama bu konularda farklı pencerelerden bakmanın, bakış açısını değiştirmenin öneminden bahsediyor ve sağlam argümanlarla okuyucunun ufkunu genişletiyor. Mısır tarihinin ve genel olarak da Orta Doğu tarihinin hiç de durağan bir yapı arz etmediğini, “Mısır tarihinin Napolyon’un hareketlendirmesine ihtiyaç duyacak kadar durgun olmadığını” gözler önüne seriyor.

Kitabı okuduğunuzda, kadı sicillerinin kudretini -verdiği bilgiler açısından- açık şekilde gözlemleme fırsatı elde ediyorsunuz. Hanna, burada sicillerle adeta bir biyografi yazmış. Eserde sadece Ebu Takiyye hakkında değil; ailesi, iş çevresi, evi, ticarî malları hakkında da oldukça detaylı bilgiler yer almaktadır.

Osmanlı’nın farklı bir coğrafyasını, sosyal ve ekonomik açıdan ele alan eser, ilginç ayrıntılarla sizi farklı bir serüvene davet ediyor.

Ömer Faruk CAN

5 Yorum »

  • Ayşe Çav diyor ki:

    Siciller hakkında ayrıntılı bilgi nasıl bulunur?!!

  • [...] View the original article here GD Star Ratingloading…GD Star Ratingloading…Did you like this? Share it:Tweet [...]

    • Wiara diyor ki:

      Aslında tartışılmasına bile gerek olmayan, e7ok basit bir konu. Dışarda hayat devam ekrdeen, gere7ek insanlarla gere7ek paylaşımlar yakalama şansı varken, mfchendislik ve programcılık kf6kenli insanların bazı bahanelerin arkasına sığınıp kutular ie7erisinde yaşamayı tercih etmesi, insanlığın geri kalanından kopmaları nerd gibi kavramların doğuşunun asli nedenidir zaten. Paylaşımcılığı bilmeyen, yaşamayı bilmeyen bir insanlar gfcruhu oluşuyor. Lfctfen başka bahaneler oluşturarak bunu desteklemeyelim.Ben de bir yfcksek bilgisayar mfchendisi olarak bu tarz asosyalim ama bir tarzım var tadında bahanelere şiddetle karşıyım. Mfchendislerin sosyalleşmesi ie7in bir savaş vermek zorunda kalmak bile, aslında mfchendislerin zannettikleri kadar zeki olmadıklarını (Yfcksek IQ, dfcşfck EQ, adına ne derseniz deyin) gf6steriyor. Kız arkadaşınıza katılıyorum: Yfczyfcze konuşulacak şeyleri Internet’ten tanıdığımız bir kitleyle paylaşmamamız gerekiyor

  • Johan diyor ki:

    Sinan Kolat @racicemabi sen niye tahmin yapamdın bfctfcn sezon? :) onun dışında dediğinde haklısın, Webber ilk yarışında Minardi ile puan almasına rağmen bir tfcrlfc hakkettiği arae7lara ulaşamadı, ulaşınca da karşısına Vettel e7ıktı. Yine de ben Alonso’nun yarış dışı kalması yerine başlarda geriye dfcşmesini istiyorum, bf6ylece bir yandan Alonso’nun bir tarafını yırtıp yukarıya e7ıkmaya e7alışmasını, bir yandan da Red Bull pilotlarının kendi arasındaki e7ekişmesini izleriz. Dfcşfcncesi bile heyecanlandırdı bi anda

Yorum Yazın