Medeniyet
Bundan bir önceki yazımızda kahvenin Osmanlı diyarına gelişine kısa bir şekilde değinmiştik. Yalnız kahvenin bu ziyareti, beraberinde bazı tartışmaları da getirmişti. Nitekim halk, ilk defa gördükleri bu kara-kuru nesne hakkında şüpheye düştü. Önceleri yenilir mi, …
Redhouse deyince aklımıza meşhur İngilizce-Türkçe sözlük gelir. Bu sözlüklere adını veren James Redhouse kâbus gibi geçen çocukluk yıllarının ardından İstanbul’a gelerek çalışmaya başlamış ve dil konsunda pek çok esere imza atmıştı..
William Redhouse, Biritanya Krallığının en …
İki büyük dünya savaşı sonunda Avrupa tarihini oluşturan en büyük hânedanlar sona erdi. 4’ü imparatorluk hânedânı idi: Rusya’da Romanof’lar, Almanya’da Hohenzollern’ler , Avusturya-Macaristan’da Habsburg’lar, Türkiye’de Osmanoğulları. Ve daha birçok krallık hânedânı.
Rusya’da komünistlerin vahşice yok ettikleri …
Farsça bulut anlamına gelen “ebr” sözcügünden türemiştir Ebrû. Çeşitli rivayerler olmakla birlikte ne zaman nerede ortaya çıktığı tam olarak kestirilemez. Ancak doğuya özgü bir süsleme sanatı olduğu, Adriyatikten Hind’e kadar geniş bir coğrafyada hayat bulduğu …
Bizim kültürümüzde “tarih düşürme” veya “tarih söylemek” şeklinde anılan bir sanat vardır. Evet, bu sahayı sanat olarak telakki edebiliriz. Nitekim ebced hesabı ile tarih söylemek apayrı bir zeka ve maharet gerektirir. En basit şekliyle tanımlayacak olursak, tarih düşürme, bir mısrada yahut kelimede geçen harflerin ebced hesabına göre toplamıdır.
Ruhun rahatı, ömre ömür katan ve bundan dolayı gönül ehlinin her daim ona meylettiği esmer güzeli kimdir diye sorduğumuzda elbette kahve diyeceğiz. Nitekim bu olayın tiryakileri de bilirler ki, rengiyle ve şekliyle güzel olduğu gibi kokusu ile de ayrı bir cazibeye sahiptir kahve. Biz bu yazımızda tahmin edilenin aksine kahvenin genel tarihini değil, tarihimizde kahve için söylenen bir şiiri sizlerle paylaşacağız.
Ankara Savaşı’nı (1402) müteakip başlayan ve bizde “Fasıla-ı Saltanat” yahut daha yaygın şekliyle “Fetret Devri” olarak bilinen dönem, Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadığı sıkıntılı zaman dilimini ifade eder. Kardeşleri arasından sivrilerek başa geçen Çelebi Mehmed, …
Eminönü
İster hatıra, ister günlük, ister anı; adına ne dersek diyelim, satırlara aktarılan yaşanmışlıklar her zaman insanoğlunun ilgisini çekmiştir. Çünkü o kağıtlarda mevcut olanlar, yalnızca kurumuş mürekkepten ibaret değildir. Oralarda nice sevinçler, nice hüzünler, nice arayışlar …
Fakat 21. asrın ferdiyetçiliği kütüphaneleri de vurdu. Kitaplar kütüphane raflarından bilgisayarlarımızın hard diskine taşındı. Bütün neşriyatı takip eden, kitapları tanıyan, içeriklerini sayfasıyla bilen hafızı kütüpler çoktan birer birer sahadan çekildiler.
Tam adı; Ebu Abdullah Muhammed İbni Musa El Harezmi. Genel kabulle Ortaçağ İslam dünyasının en büyük bilimsel yeteneklerinden biri! Batı Türkistan’da ki Aral gölü güneyinde bulunan Harezm bölgesinde 780 yılında dünyaya gelip, 850 ‘de da …
bu yazımızda onun Türk ictimaî hayatına getirmeye çalışmakta olduklarını değil, fakat daha farklı bir yönü olan, İttihad ve Terakki cemiyeti için hazırladığı ve aslında tozlu raflar arasında kaybolmuş propagandist bir şiirini gün ışığına çıkaracağız…
Osmanlı Türkleri’nin yükseliş çağlarında bir savaşın, önce siyasî hazırlığı yapılırdı. Savaşılacak devlet ve çok defa devletlerin jeopolitik durumları göz önüne alınır, bağlaşıklarından ayrılmaya çalışılır, büyük bir diplomatik gayret sarfedilirdi. Bu, çok dikkat ve incelik isteyen bir işti. Çünkü Türkiye İmparatorluğu bazen, Fâtih Sultan Mehmed zamanında olduğu gibi, 20 küsur devletle birden savaş halinde bulunurdu.
Büyük dehâsının yanında tükenmek bilmez bir enerjiye de sahip olan Sinan, biribirinden güzel eserlerden sonra Şehzade Camii’ni inşa edince ünü, imparatorluk sınırları dışına çıktı. Pek uzun bir ömrün bütün nimetlerinden faydalanan Sinan, görülmemiş bir çalışkanlıkla Türk imparatorluğunu eserleriyle donatıyordu.
Antik zamanlardan beri insanlığın gözdesi bu şehir Türklerin eline 1453’de geçtiğinde fakir, harap ve yıkık bir haldeydi. Meşhur yapılar, saraylar viran olmuş halk peyder pey şehri terk etmiş nüfus azalmıştı. Şehrin Fatihi II. Mehmed Ayasofya’yı gezerken gördüğü bakımsızlık karşısında “Kayserlerin sarayında örümcekler yuva kurmuş” manalı Farsça beytini terennüm ediyordu.
Filistin lideri; “Filistinliler Abdülhamid’e borçludur” derken, İsrail Başbakanı Osmanlı idaresinin 2 bölük askerle sağladığı asayişi kendilerinin süper ordularla sağlayamadıklarını itiraf ediyor.Yunanistanda Moni Hagia Kilisesi Belediyenin ellerinden almaya çalıştığı arazilerin kendilerine ait olduğunu Osmanlın’ın verdiği tapularla …


Hititler - Belgesel 



