Belgesel
TRT tarafından hazırlanan 9 bölümlük ”Osmanoğlu’nun Sürgünü” belgeseline, Osmanlı hanedanı üyeleri ve İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu danışmanlık yaptı. Hanedan üyelerinin yaşadığı Türkiye dışında 9 ayrı ülkede toplam 60 saat …
Son Osmanlilar36′sı erkek, 48′i kadın ve 60′ı çocuk, 144 kişiydiler.Tüm Osmanlı hanedanı, bu 144 kişiden ibaretti. 1924 Mart’ında, hepsi Türkiye dışına çıkartıldı… Ellerine ikişer bin İngiliz lirası ve bir yıllık “dönüşü olmayan” pasaport verildi. Mal varlıkları tasfiye edildi… Türkiye’ye girmeleri ve transit geçmeleri yasaklandı. Artık ne vatanları, ne de gelirleri vardı! Macera dolu bir sürgün yaşadılar. Geçinebilmek için, her türlü işte çalıştılar. Kimisi mezar bekçiliği yaptı, kimisi kapı kapı dolaşıp sabun sattı ! Yabancı zindanlarda can verenleri oldu… Kimisi de başka hanedanların mensuplarıyla evlenip yeniden asalet unvanı aldı.
Balkan Savaşına katılarak Bulgar cephesinde yaralandı.Gayret ve cesaretiyle kıdem zammı ve madalya aldı. I. Dünya savaşında, Eşref Kuşçubaşının yönettiği Teşkilat-ı Mahsusa ile birlikte İran, Afganistan ve Irak’a yapılan akınlara katıldı. Yaralanarak savaş sonunda köyüne çekildi. 1919-1920 tarihleri arasında bir yıl süre ile Anadolu’da tek önemli vurucu güç olan Kuvva-yı Seyyare’yi kurdu ve Ankara’daki Kolordu’nun Komutanı olan Ali Fuat Paşa ile istişare ederek İngiliz ve Yunan birliklerinin ilerlemesine karşı koydu
Merc-i Dabık zaferinden sonra, Osmanlılar Suriye ve Filistin’i olgun meyve gibi topladılar. Ardından Memluk devletine son ve kesin darbeyi indirmek üzere Mısır’a sefer hazırlıklarına başlandı.
Hep daha uzağı vurmak!. Bu temel ihtiyaç generalleri binlerce yıldır ağır silah teknolojisini kullanmaya itmiştir. Ağır silah teknolojisi evrim geçirdikçe savaşlarda evrim geçirmiştir. Savaşın ateş gücü ok ve yaydan başlayıp 30 kilometre öteye yıkım yağdıran modern ağır silahlara gelen ekadar bir yolculuk yaşandı… Belgeselde; Geçmişten Günümüze Savaş ve Ateşin Gücü! Eski Mısır’dan günümüze savaş aletlerinin gelişimi…
Vezuvden sonra pompei Roma İmparatorluğu döneminden beri, İtalya’daki Vezüv Yanardağı elli defadan fazla patlayarak etrafındaki şehir ve kasabaları harabeye çevirdi. M.S.79’da, Pompei ve Herculaneum’u yıkarak, yanardağın öfkesinden kaçmaya çalışan insanları diri diri lavların altına gömdü. 1600 yıldan fazla bir zamandır kaybolmuş ve unutulmuş olan, bir zamanların önemli ticaret merkezi Pompei, arkeologlar tarafından başarıyla ortaya çıkarıldı. Herculaneum’da ölümü beklerken birbirlerine sarılmış durumda insan iskeletleri bulundu. şu anda uykuda olduğu halde, bu etkin yanardağ,

Türkiyenin Hatıra Defteri - 7 Bölüm



