Bizden Belgrat’ı aldıkları vakit düşman delegeleri Niş’i de istemişti, Osmanlı delegesi ayağa kalkarak:
– Ne hacet, dedi, İstanbul’u da size verelim…
Dedelerimiz için Niş, İstanbul kadar yakındı. Bizim nesillerin Avrupası Edirne’de Meriç’te bitiyor !..
Her konuda anlatacak bir hikâyesi olan Evliya Çelebinin elbette “sihir”, “büyü” ve “cadılar” hakkında da anlatacak bir şeyleri vardır. Seyahati boyunca karşılaştığı pek çok egzotik hikâyeyi, şahit olduğu tılsım, cadı, büyü, büyücü olaylarını ve gözlemlediği doğaüstü varlıkları eserinde anlatır.
Bolşevik gazetelerine, Türkistan ve Afganistan’dan gelen mektuplara göre Enver Paşa, 4 Ağustos 1922 tarihinde Doğu Buhara’nın “Belcuvan” kasabasında vefat etti….
Belge Vesika
Fatih Sultan Mehmed türbesi 18. asır sonunda İstanbul’u tahrip eden büyük zelzelede yıkılmış , III. Mustafa tarafından devrin üslubuna göre yeniden inşa ettirilmiştir.
Armanın eski Türkçe karşılığı ise ”ongun”dur. Farsça “nişan” ve Arapça “alâmet” de aynı anlama gelmektedir. Türklerde arma kullanmı yaygın bulunmamakla birlikte yerine tuğ, bayrak ve tuğra mevcuttur.
Ne yazık ki Orta Asya’dan Endülüs’e kadar olan memleketlerde kurulmuş kütüphanelerin pek çoğu İspanyol ve Moğol istilası sırasında yok edildiler. Zamanın bilim ve kültür merkezi olan Bağdat şehrini işgal eden Moğollar şehri harap ederek kitapları ya yaktı ya da Dicle Nehrine attılar. Dicle Nehrinin günlerce
Bismark’ın “ Birinci kuşak kurar, ikinci kuşak yönetir üçüncü kuşak sanat tarihi okur “ sözüne atfen o “Sanat tarihi” okuyan…