Scroll Top

Prof. Şükrü Hanioğlu kaleme aldığı, “Atatürk – Entelektüel Biyografi” adlı çalışması hakkında değerlendirmelerde bulundu. Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünsel evrimini ve…

Cemil Meriç’in “kaderini tayin eden” kitaplardan saydığı”disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim” dediği Terbiye-i İrade adlı eser yıllar yılı hep Jules Payot’nun aynı isimli eseri sanıldı. Pek çok kez çevirisi yapıldı, yayımlandı. Halbuki Meriç’in bahsettiği eser Dr. Ethem’e ait olan aynı adlı eserdi. Dr. Ethem’in kaleminden Terbiye-i İrade nihayet özgün ve sadeleştirilmiş haliyle, Ömer Faruk Can’ın titiz çalışmaları neticesi okurla buluşuyor.

Fatih Sultan Mehmed’e atfedilen “çocukluk defteri” son yıllarda hızla popüler oldu. Bazı akademisyenler, gerekse bazı müzeler defterin Fatih’e ait olduğunu peşinen kabul etti. Peki bu defteri Fatih’e ait varsaymak ne kadar doğru? Çizimlerin geçekten Şehzade Mehmed’in kaleminden çıkmış olma ihtimali var mı?

Enerji güvenliği konusu son yıllarda tekrar gündeme geldi. Alternatif enerji yatırımlarının artırılması, petrol-doğal gaz kaynaklarının çeşitlendirilmesi ise tek çözüm. Öte yandan Petrol-gaz ve alternatif enerji kaynakları arasında devam eden yarış, petrol-gaz aleyhine gelişecek gibi gözükmüyor. Ne var ki kömür ile petrol arasındaki yarışı da, kömürün kaybedeceğine kimse inanmıyordu. Asıl mücadele,  petrole hâkim İngilizlerle ile kömür yataklarına sahip Almanların birbirlerine meydan okumasıydı.

Tarih boyu onlarca Türk devletlerinin hâkimiyetinde bulunan, yüzyıllarca Türk nüfûzu ve idaresialtında, Haçlı seferlerinden Kudüs’ün fethine “medeniyetler çatışmasına” sahne olan ve sonkertede Osmanlılar elinde “yakın tarihimizin köşe başlarını” işaretleyen Ortadoğu’nun dünü de tıpkı bugünü gibi haritalar olmadan deşifre edilemez.

Felidae olarak adlandırılan kedigiller büyük bir famiyadır. Reisleri, aynı zamanda ormanların hâkimi olarak bilinen aslandır. Şark kültüründeki kuvvetli bir rivâyet, bugünkü kedilerin aslanın burnundan çıktığına dâirdir. Ve zamanla dünyanın her tarafına yayılmışlardır. Öyle ki bunlardan bazısı insanlar üzerinde derin tesirler bırakmıştır. Bunlardan biri de 16. asır Osmanlısında yaşayan Meâlî mahlaslı şairimizdir.

Antik zamanlardan beri insanlığın gözdesi bu şehir Türklerin eline 1453’de geçtiğinde fakir, harap ve yıkık bir haldeydi. Meşhur yapılar, saraylar viran olmuş halk peyder pey şehri terk etmiş nüfus azalmıştı. Şehrin Fatihi II. Mehmed Ayasofya’yı gezerken gördüğü bakımsızlık karşısında “Kayserlerin sarayında örümcekler yuva kurmuş” manalı Farsça beytini terennüm ediyordu.

Arşivden
Arşivden
Clear Filters
Clear Filters